Sarımsağın Faydaları

Sarımsağın Faydaları

Dünyada ve Türkiye’de Sarımsak

    Sarımsak, hem yeşil yaprakları hem de yumrusu gıda, çeşni ve medikal amaçlı olarak 5000 yıldan beri kullanılan bir bitkidir.
Dünyada sarımsak yaklaşık %65’i Asya ülkeleri başta olmak üzere Akdeniz   ülkeleri ile Hindistan, Çin, ABD ve Uzak Doğu ülkelerinde üretilmektedir.

Türkiye’de yaklaşık %4’lük payı ile sarımsak üretimi yapan ülkeler sırasında 7. sırada yer almaktadır.

En iyi Sarımsak Taşköprü’de yetişir
Ülkemizde yetiştiricilik açısından en önemli sayılabilecek il, yaklaşık % 14’lük pay ile Kastamonu’dur. Kastamonu’da üretilen sarımsağın tamamına yakını (yaklaşık %90’ı) Taşköprü ilçesinde yetiştirilmektedir. Taşköprü yöresinde 2008 yılı verilerine göre toplam 18500 ha alanda sarımsak tarımı yapılmakta olup, toplam üretim 16650 ton, ortalama verim 9000kg/ha’dır.

Neden Taşköprü Sarımsağı?
Adına her yıl Uluslararası festival düzenlenen Taşköprü sarımsağı, türünün çeşitli örnekleriyle karşılaştırıldığında, üstün özellikler göstermektedir. Taşköprü sarımsağı, demir (fe), kükürt (S) ve aroma bakımından en yüksek değerlere sahip olup, nitelik açısından dünyanınnen iyi sarmsağı olarak kabul edilmektedir.

Taşköprü Sarımsağı Selenyum içermektedir
Önemli bir antioksidan olan selenyum (Se) yeteri miktarda içermesi Taşköprü sarımsağını rakipsiz kılmaktadır.
Taşköprü sarımsağı diğer sarımsak çeşitlerine oranla, yetiştirildiği toprağın fizikselve kimyasal özelliklerinden selenyum içermesinden ve hormanal müdahaleye uğramamış olmasından dolayı kendine has yoğun kokusu, aroması, tadı ve boyutu gibi önemli üstünlüklere sahiptir.

Taşköprü Sarımsağı çok uzun süre dayanmaktadır
Çok büyük olmayan düzgün ve standart baş büyüklüğü, bağların dolgun ve sağlam dişlerdin oluşması, özelikle kalite ve içerik açısından sağladığı standardizasyon ve bu niteliklerini bozulmadan 9-11 ay süresince koruyabilmesi Taşköprü Sarımsağının en önemli özellikleridir.
Taşköprü sarımsağı mineral madde, vitamin ve aminoasit yönünden oldukça zengindir. Özellikle stres tedavisinde kullanılan magnezyum ve potasyum ile saç dökülmesi, boy kısalığı ve kısırlık gibi rahatsızlıklara iyi gelen çinkoyu bol miktarda bulundurmaktadır.

Sarımsak ve Sağlık
Sarımsak, antibaktriyel özelliği yanında, antifungal ve antiviral etkiyede sahiptir. Günlük bir diş sarımsağın tüketilmesi ile bakterilere karşı antibiyotik etki yapacağı ve insan sağlığını olumlu yönde etkileyeceği çok eskilerden beri bilinmektedir.
Sarımsaktan beklenen yararın tam olarak görülebilmesi için sarımsak çiğ olarak yenilmelidir. Böylelikle sarımsağın bünyesinde bulunan alliin allicin’e dönüşmekte ve sarımsağın etkisi daha da artmaktadır. Eğer bu yeme şekli her zaman uygulanıyorsa çiğ yada pişmiş olarak tüketilmeside yararlı olacaktır.

• Bağışıklık sistemini güçlendirir.
• Sindirime yardımcı olur.
• Kolestrolü, kan basıncını ve kan pıhtılaşmasını düşürür.
• Hücre yaşlanmasını yavaşlatır.
• Sigaranın zararlı etkilerini azaltır.
• Toksit etkilerini engeller.
• Tansiyonu, kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.
• Kanseri önler.
• Hücre yenileyici, iştah açıcı ve damarları genişletici özelliğe sahiptir.
• Romatizma ve akciğer hastalıklarını tedavi eder.
• Cinsel gücü arttırır.
• Beyin hücrelerinin yenilenmesini hızlandırır.
• Saç dökülmesini önler.
• Çiğ olarak tüketiliğinde; Hemororid, akciğer, safra kesesi, kulunç, kasık ağrısı ve unutkanlığa iyi gelmektedir.
• AIDS tedavisinde kullanılır.
• Diabet (şeker hastalığı) tedavisine yardım eder.
• Solunum yolunu açar ve astım hafifletir. Bronşit, öksürük, verem gibi hastalıklarda çok faydalıdır.
• Kalbi kuvvetlendirir.
• Mide ülserinde mikropları temizleyerek iyileşmeyi hızlandırır.
• Ateş düşürücü etkisi vardır. Zehirlenmelerde sarımsaklı yoğurt panzehir vazifesi görür.
• Sarımsak bu özelliklerinin yanında bünyesinde çeşitli olarak organik ve mineral maddelerde bulundurmaktadır.
• Bağırsak solucanlarına,
• Tüberküloza,
• Menenjit hastalığına,
• Viral enfoksiyonnlara karş olumlu etkileride görülmüştür.

Sarımsağın Antimikrobiyal Açıdan Önemi
Sarımsak, antibaktriyel özelliği bünyesinde bulunan “allicin”den almaktadır. Sarımsak yumrusu “alliin” adı verilen kokusuz bir aminoasit türevine sahiptir. Alliin kendi başına antibaktriyel özellik taşımazken sarımsak toprak altındayken veya ezildikten sonra alliin “allinaz” (alliin alkil sülfinat liyaz) adı verilen enzimle reaksiyona girerek allicin’e dönüşmektedir.Böylelikle oluşan alicin ise oldukça kokulu ve çok güçlü antıbaktriyel bir madde haline gelmektedir.

Sarımsak doğal antibaktriyel etkinliği bakımından üzerinde en çok çalışılan kültür bitkilerinden biridir. Yaklaşık % 1-2 düzeyindeki sarımsak özünün mikroorganizma gelişimini durdurması ve daha yüksek miktarlarının ise mikroorganizmalar üzerinde öldürücü etkiye sahip olması nedeniyle bir çok bakteri ve küfün gelişmeleri engellenmektedir.

Sarımsağın içerdiği alicin’in 60 çeşit mantar ve mayaya, 23 çeşitten fazla bakteriye karşı gelişim engelleyici etkisinin olması yanında solunum enfeksiyonuna neden  olan virüsleri de yok ettiği bilinmektedir.

Sarımsak doğal bir antibiyotikdir
Sarımsak aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren bir antibiyotiktir. Antibiyotiğin babası olan Louis Pasteur bile sarımsağın pensilin kadar etkili olduğunu kabul etmiştir. Günümüzde sarımsağın Stophylococcus, Esherichiacoli, Salmonella enteriditis ve diğer bakterilere karşı pensilin, eritromisin, streptomisin ve tetrosilin gibi reçete ile satılan ilaçların etkisini gösterdiği bilinmektedir.

Kanser Tedavisinde Sarımsak
Sarımsağın kansere karşı güçlü etkilerinin olduğu yapılan pek çok araştırmalarla kanıtlanmıştır
• Kurutulmuş sarımsağın bünyesinde bulunan “Kylonic” adı verilen maddenin kanserli hücrelerin çalışma hızının % 70 azaltığı saptanmıştır.
• Bilim adamları çiğ veye pişmiş sarımsak yiyenlerin, sarımsak yemeyenlere oranla mide kanserine % 50 daha az yakalandıklarını saptanmıştır.
• Sarımsak düzenli bir biçimde tüketildiğinde rektum kanseri riskini de 2/3 oranında azalttığı belirlenmiştir.

Yapılan araştırmalar sarımsağın ezilmesiyle açığa çıkan diallil disülfit’in vücuda enjekte edilmesiyle tümörü hücrelerin yarı yarıya azaldığını ve tümörlü hücrelerin yayılmasını önlediği bilinmektedir. Sarımsağın anti-kansorejen olarak hem engelleyici hem de tedavi edici özelliği insan vücudu incelenerek kanıtlanmıştır.

ÖNEMLİ LİNKLER